FİLM — 27 Eylül 2011
Filmekimi 2011′den Seçmeler

İstanbul’da yaşayanlar için sonbaharın habercisi Filmekimi bu sene 10. yılını kutluyor. Geçtiğimiz senelerden farklı olarak bu sene sınırlarını aşarak, İstanbul’daki 4 sinemadan başka İzmir, Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’da da gerçekleşecek Filmekimi’nde, Cannes, Venedik ve Sundance gibi festivallerde ilgi toplamış ve ödül almış filmler yer alıyor.

Biletler ise Lale Kart sahipleri için 28 Eylül’de satışa çıkarken, kart sahiplerinden arta kalan en ön sıradaki birkaç tane bilet ise 1 Ekim’de satışta olacak. Bu biletlerin de ilk bir kaç saat içinde tükeneceği düşünülürse, Filmekimi her sene olduğu gibi bu sene de sevindirdiklerinden çok, hevesi kursağında kalan mutsuz çoğunluk ile hatırlanıyor olacak.

Bilet almak veya izlenecekler listenize dahil etmek için Filmekimi 2011′in en heyecan verici filmlerini ve fragmanlarını sizin için aşağıya toparladık. Tüm filmler ve seanslar hakkında bilgi için şuraya gidebilirsiniz.

    • Melancholia/Melankolia

Filmin yönetmeni Lars Von Trier Melankolia’yı “dünyanın sonu hakkında güzel bir film” olarak anlatırken, Cannes’da en iyi kadın oyuncu ödülünü alan baş rol oyuncusu Kirsten Dunst ise “izlemesi zor” olarak nitelendirdi. Film, melankolik ve depresif bir dünyada bir düğün ve 2 kız kardeş etrafında geçiyor.

    • A Dangerous Method/Tehlikeli İlişki

Psikolojinin iki büyük öncüsü Carl Jung ve Sigmund Freud arasındaki dostluğun nasıl bozulduğunu anlatan filmde, baş rollerde Viggo Mortensen, Keira Knightley, Michael Fassbender ve Vincent Cassel var. Aralarının bozulmasının sebebinin bir kadın, kadının ise Kiera Knightley olduğunu tahmin etmek zor değil.

    • Le Gamin Au Velo/The Kid With A Bike/Bisikletli Çocuk

Yönetmenliğini Jean-Pierre ve Luc Dardenne’in yaptığı Bisikletli Çocuk, 2011 Cannes Film Festivali’nde Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle beraber Büyük Ödülü paylaştı. Babasının terketmesi sonucu yetimhane tek başına kalan 11 yaşındaki Cyril’in, mahallenin kuaförü Samantha’dan koruyucu annesi olmasını istemesiyle banliyöde  aile yaşamına alışmasını konu alan film, Screen dergisi tarafından çocukluk hakkında yapılmış en iyi filmlerden biri olarak değerlendirilmiş.

    • Another Happy Day/Mutlu Bir Gün

Karmaşık aile dramalarını sevenler için güzel bir film olan Another Happy Day, Sundance’teki premiyerinin ardından ayakta alkışlandı ve En İyi Senaryo Ödülünü aldı. Filmde, en büyük oğlunun düğünü için problemli oğluyla eski kocasının yanına giden Lynn’in etrafında geçen olaylar konu alınıyor.

    • Life In A Day/ Dünyada Bir Gün

Festivalin en heyecan verici filmlerinden olan Life In A Day’in yapımcılığını Ridley Scott, yönetmenliğini ise Kevin Macdonald yapıyor. Film, YouTube’un işbirliği ile 192 ülkeden insanın 24 Temmuz 2010 günü için çektiği 4500 saatlik video günlüğünden ortaya çıktı.

    • Margin Call/ Oyunun Sonu

Margin Call, şu günlerde Wallstreet’de eylem yapan binlerce kişiye şerbet niyetinde bir film. Kevin Spacey, Paul Bettany, Jeremy Irons, Zachary Quinto, Simon Baker, Penn Badgley, Mary McDonnell, Demi Moore ve Stanley Tucci’den oluşan heyecan verici oyuncu kadrosuyla 2008 krizinde bir yatırım bankasında olanları 24 saatlik bir zaman diliminde anlatan film, etik ikilemlerler etrafında dönüyor.

    • We Need To Talk About Kevin/ Kevin Hakkında Konuşmalıyız

Dikkat, Oskar Alarmı!!! Tilda Swinton’ın 2. Oskarını almaya yaklaşacağı düşünülen Kevin Hakkında Konuşmalıyız’da, korkunç şeyler yapan oğullarına olan sevgilerini sorgulayan bir anne -baba ve onları yargılayan toplum konu alınıyor. Kötü çocuk Kevin’ı ise Mutlu Bir Gün /Another Happy Day filminde de kötü çocuk olan Ezra Miller canlandırıyor.

    • Contagion/ Salgın

Dünyayı saran salgın ve ondan kaçan insanları konu alan sayısız filmin arasında yerini alan Steven Soderbergh’in yönettiği Contagion’un diğer benzer filmlerden en önemli farkı Marion Cotillard, Matt Damon, Laurence Fishburne, Jude Law, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet ve  Bryan Cranston’ın yer aldığı oyuncu kadrosu.

    • This Must Be The Place/ Olmak İstediğim Yer

Dikkat, bir Oskar Alarmı daha!!! Sean Penn’in Oskar adayları arasında adının geçmesini sağlayan Olmak İstediğim Yer, 30 yıldan beri görüşmediği babasının ölümüyle, onun peşinde olduğu şeyi tamamlamaya çalışan eski bir rock yıldızının ve onun yolculuğunun hikayesini anlatıyor.

Yorum Yap

Bİr de bunlar var

Paylaşmak Güzeldİr

About Author

Bir Cevap Yazın

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes